ARA
 
20172016
FOTOĞRAFLARARCHIPRIX-TR 2016 TUTANAĞIPROJELERÖDÜL KAZANANLARÖDÜLLERJURİ
2015
JURİÖDÜLLERÖDÜL KAZANANLARPROJELERFOTOĞRAFLARÖDÜL TÖRENİ VİDEOLARIARCHIPRIX-TR 2015 TUTANAĞIJÜRİ RÖPORTAJLARI
2014
FOTOĞRAFLARPROJELERARCHIPRIX-TR 2014 TUTANAĞIÖDÜL KAZANANLARÖDÜLLERJURİ
2013
JURİÖDÜLLERÖDÜL KAZANANLARPROJELERFOTOĞRAFLAR
2012
JURİÖDÜLLERÖDÜL KAZANANLARPROJELERFOTOĞRAFLAR
2011
JURİÖDÜLLERÖDÜL KAZANANLARPROJELERFOTOĞRAFLARJURİ RÖPORTAJLARI
2010
JURİÖDÜLLERÖDÜL KAZANANLARPROJELERFOTOĞRAFLAR
2009
JURİÖDÜLLERÖDÜL KAZANANLARPROJELERFOTOĞRAFLAR
2008
JURİÖDÜLLERÖDÜL KAZANANLARPROJELER
2007
JURİÖDÜLLERÖDÜL KAZANANLARPROJELER
2006
JURİÖDÜLLERÖDÜL KAZANANLARPROJELER
2005
ÖDÜLLERJURİÖDÜL KAZANANLARPROJELER
2004
JURİÖDÜLLERÖDÜL KAZANANLARPROJELER



 

 

 

 

 

 

 

Jüri Raporu

30 Kasım 2015  – 1 Aralık 2015,  Ankara, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi

 

 

Asıl jüri üyeleri  Nur Çağlar, Brigitte Weber, Kerem Yazgan, Enis Öncüoğlu, Alexandros Kallegias, sürdürülebilirlik danışmanı  Arif Künar ve raportör Işıl Ruhi-Sipahioğlu 30 Kasım 2015 Pazartesi günü saat 10.00-17.30 ve 1 Aralık  2015 Salı günü saat 09.00-18.00 arasında, Ankara’da, TOBB Ekonomi ve Teknoloji  Üniversitesi,   Sosyal  Tesislerinde  Archiprix-TR  2015 jüri  değerlendirmesi   için  toplandı.  Jüri değerlendirme toplantısı öncesinde Nur Çağlar Vanlı Vakfı tarafından jüri başkanı olarak belirlendi.

 

 

Yarışmaya 33 mimarlık okulundan  toplam 176 proje teslim edildi. Yarışma şartnamesine  uygun teslim edilmemiş olan 8 projenin (2, 3, 4, 5, 6, 11, 14 ve 173 no’lu projeler) raportör raporu ile değerlendirme dışı bırakılmasına  karar verildi. Şartnamede  belirtilen  web adresine  yüklemesi yapılmamış olan 3 projenin, diğer tüm belgeleri teslim ettiği göz önüne alınarak jüri tarafından  oybirliği ile yarışmaya katılmalarının uygun olduğuna karar verildi. Toplamda 168 proje değerlendirmeye alındı.

 

 

Değerlendirmeler kayıt sırasında katılımcılara verilen sıra numaraları esas alınarak yapıldı.

 

 

JÜRİ DEĞERLENDİRME SÜRECİ

Toplantı çalışmalarına jüri üyelerinin bireysel olarak tüm projeleri değerlendirmesiyle başlandı. İlk elemede olgunluk ve sunum açısından başvuran projelerin ortalama düzeyinin altında kalan projelerin elenmesine tüm jürinin ortak değerlendirmesi ile karar verildi.

 

 

1. ELEMEDE;

Bu aşamada 50 projenin elenmesine oybirliği ile karar verildi.

 

 

1, 8, 10, 13, 18, 19, 23, 26, 29, 31, 36, 40, 41, 45, 54, 60, 61, 62, 67, 68, 76, 78, 84, 90, 92, 93, 94, 101,

105, 106, 111, 113, 114, 116, 117, 120, 125, 126, 128, 140, 143, 146, 147, 153, 162, 166, 169, 174,

175, 176 numaralı projeler oybirliği ile elendi.

 

 

2. eleme  öncesinde jüri tarafından; projelere dair araştırma düzeyi, temaya ilişkin tutarlılık (araştırmadan proje sonuna  kadar olan süreçte), projenin enformatik düzeyde yeterliliği elemeler  sırasında göz önünde tutulacak temel kriterler olarak belirlendi.

 

 

2. ELEMEDE;

2. elemede 65 proje oybirliği ile elendi.

 

 

7, 15, 16, 17, 20, 21, 22, 24, 25, 30, 32, 33, 34, 39, 42, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 55, 56, 57, 59, 63, 64, 69,

70, 71, 80, 81, 82, 87, 89, 91, 95, 97, 98, 99, 100, 103, 108, 109, 110, 118, 119, 121, 124, 130, 133, 134,

136, 137, 138, 141, 150, 155, 156, 161, 164, 165, 168, 170, 172 numaralı projeler oybirliği ile elendi.


 

Jüri 1 Aralık 2015 günü toplantısına 3. eleme değerlendirmesi ile başladı.

 

 

3. ELEMEDE;

Bu elemede  25 proje oybirliği ile elendi.

 

 

27, 37, 38, 58, 65, 73, 74, 79, 83, 85, 86, 96, 104, 112, 115, 122, 131, 132, 142, 151, 154, 158, 159, 167,

171 numaralı projeler oybirliği ile elendi.

 

 

4. eleme öncesi,  kalan 28 proje  arasından  bireysel olarak her jüri  üyesinin  önereceği  ilk 9 projenin belirlenmesine  karar verildi. 4. eleme aşamasında sürdürülebilirlik danışmanın değerlendirmesi  dikkate alınarak, sürdürülebilirlik  ödülüne  layık görülen  projeler arasında oylama gerçekleştirildi.

 

 

Her jüri üyesinin ilk dokuz tercihi bir araya getirildiğinde  son 17 proje belirlenmiş oldu. Jüri ödül grubunu belirlemek üzere toplantısına devam etti. Belirtilen değerlendirmeye alınan projeler numaralarına göre: 9,

12, 28, 43, 47, 53, 66, 75, 77, 102, 129, 139, 145, 149, 152, 157, 160.

 

 

4. ELEMEDE;

12, 35, 44, 53, 66, 72, 77, 88, 102, 107, 123, 127, 129, 135, 144, 145, 148, 157, 160, 163 numaralı projeler elendi. Bu aşamada 20 proje elendi.

 

ÖDÜL GRUBUNUN BELİRLENMESİ;

Ödül  grubunun belirlenmesinde  kalan bütün projeler  kendi  içinde  değerlendirilerek,  araştırma aşamasından  proje detaylarına kadar projeyi tutarlı bir biçimde yürütebilmiş olan projelerin seçilmesine dikkat edildi. Oylama sonucunda  9, 75, 149, 152 numaralı projeler mansiyon grubunda  yer aldı. 9 no’lu projeye  “Serra özel  ödülü”nün; 75, 149 ve 152 no’lu projelere ise “eşdeğer mansiyon ödülü” verilmesine oybirliği ile karar verildi. “Sürdürülebilirlik özel ödülü”nün 47 no’lu projeye verilmesine 4’e 1 oy çokluğu ile karar verildi.

 

 

İlk üç ödülün  43, 28, ve 139 no’lu projelere verilmesine oybirliği ile karar verildi. Yapılan oylama sonucu bu

üç projenin sıralamasına aşağıdaki şekilde karar verildi:

 

 

3.Ödül: 139 numaralı proje (oybirliği ile)

2.Ödül: 28 numaralı proje (3’e 2 oy çokluğu ile)

1.Ödül: 43 numaralı proje (3’e 2 oy çokluğu ile)

 

 

ÖDÜL GRUBU

1. ÖDÜL Proje 43: Anas Mahli - Bahçeşehir Üniversitesi

2. ÖDÜL Proje 28: Yunus An - İstanbul Teknik Üniversitesi

3. ÖDÜL Proje 139: İrem Coşkun  - Yıldız Teknik Üniversitesi

SERRA ÖZEL ÖDÜLÜ Proje 9: İnan Tokay - Uludağ  Üniversitesi

EŞDEĞER MANSİYON Proje 75 : Aybike Batuk - İstanbul Teknik Üniversitesi  

EŞDEĞER MANSİYON Proje 149: Damlanur İlipınar - Orta Doğu Teknik Üniversitesi 

EŞDEĞER MANSİYON Proje 152:  Melek Güneysu  - Dokuz Eylül Üniversitesi  

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÖZEL ÖDÜLÜ Proje 47: Çağdaş Delen - İstanbul Teknik Üniversitesi


 

ri Görüşü

Türkiye Mimarlık eğitiminde  nerede  olduğumuza  dair fikir sahibi olmamızı sağlaması  açısından  Archiprix-TR yarışmasının   büyük   katkıları  olduğu düşünülmektedir.  Bu anlamda baktığımızda,    iyi  bir   noktada olduğumuz söylenebilir. Jürinin olumlu bulduğu noktalar olsa da, mimarlık eğitimi üzerine düşünülmesi gereken  eksikliklerin olduğu  görülmektedir.  Başvuran projeler arasındaki farklılıkların ve bazı tasarımların gelişimindeki   eksikliklerin,  okulların   diploma   projesi   stüdyosunu   yürütme yöntemleri   ve  stüdyo beklentilerinin farklılıklarından kaynaklanabileceği düşünülmektedir.

 

 

Ödül alan projelerin, tasarıma yaklaşımları, sunum, anlatım yöntem ve teknikleri, konunun işlenmesindeki derinlik, mimari dil ve anlatımları ile öne çıktıkları söylenebilir.  Özellikle ilk üçe ve hatta ilk sekize  giren projelerin  mimari veya fiziksel niteliklerinin ötesinde  entelektüel  yaklaşımları ile öne çıktıları söylenebilir. Bu sekiz projenin ise yarışmaya katılan projelerdeki çeşitliliği temsil ettiği düşünülmektedir.

 

 

Genel olarak; proje paftalarında belirlenen en temel sorunun, tasarıma dair konsept ve mimari kararların aktarılmasındaki yetersizliklerin olduğu görülmektedir. Sunum paftalarının yeterince enformatik olmadığı kanısına  varılmıştır.  Bu  yetersizlik  ise projelerin  niteliklerinin anlaşılamamasına  neden olmuştur.  Jüri paftalarda tasarımı anlatmaya yönelik metinlerin uzun olmasını eleştirmiştir. Diploma projesi aşamasındaki her projenin,  mimarlık ürünü ve teknik dili aracılığıyla tasarımın  niyetini açıklamaya yetkin bir düzeyde olması gerektiğini belirtmiştir.

 

 

Mimarlık bölümlerinde   diploma projeleri  için  tespit edilen temaların sıklıkla  sosyal  ve kültürel  yapı kompleksleri olmaları dikkat  çekicidir: Müze, kütüphane, kültür merkezleri, opera vb. Türkiye’de elbette bu projelerin sayılarının artması temenni  edilirken, diploma projelerinde  neden  temel ihtiyaçlarımızın (örneğin konut) tema olarak öğrencilere verilmediği jürinin dikkatini çekmiştir.

 

 

Ödül alan projelere dair jüri görüşleri

 

 

 

1. ÖDÜL 43 | Jüri Görüşü

Sonuç ürünün ne olacağını önceden  belirlemeden,  bina fonksiyonunun  mimariye  evirildiği sistematik aşamalar gerekli tüm açılımlarıyla izlenebilmektedir.  Bu kadar eğrisel bir forma sahip bir binanın tasarım sürecinde, belirli kuralların tanımlanmış  ve sistematik bir şekilde icra edilmiş olması övgüye değerdir. Son ürün veya form özellikle kullanımı dikkate alındığında  niyet ile tutarlılık göstermektedir  ve hatta daha da geliştirilebilir bir durumda  olduğu gözlenmektedir. Proje öncesinde gerekli araştırmaların yapılmış olup; tasarımın sunumunda tüm aşamalar net ve ustaca aktarılmış durumdadır. Proje sonuç ürünün formu ya da estetik değerleri üzerinden değil, mimarlıkta hem deneysel, hem de uygulanabilir olmanın peşinde olması değerli bulunmuştur. Yapısal detayların farkında olarak mimarlığın  birçok temel  değer ve kavramlarını projesinde ortaya koymuştur .

 

 

Proje bu değerlendirmeler ışığında ikiye karşı üç oyla BİRİNCİLİK ÖDÜLÜNE değer görülmüştür.


 

2. ÖDÜL 28 | Jüri Görüşü

Tasarım yeni  bir gelişim  alanı  için “avant-garde” bir yaklaşım ile sosyal ve kültürel  içerikli bir konsept tasarımı önerisidir. Proje yalın bir strüktür, bir soyutlamadır. Esnek yapısı sayesinde,  dış mekan, doğa ve çevre ile kurduğu ilişki ve çeşitlilik gösteren  kullanımlara açık olması övgüye değer bulunmuştur.  Doğa ve özgür dolaşımın bütünleşmesi olarak görülmüştür. İstanbul’un Beyoğlu gibi kalabalık mekanlarını andıran bir tasarım  önerisi olarak, tam da şehir merkezinde bu tip organik, tanımsız ilişkiler yumağını  bulmak mümkündür.

 

 

Projenin  birçok farklı kullanıma  ileride  evirilebilecek, sökülüp  takılabilir bir konstrüksiyonu temel alarak tasarlanması  başarılı bulunmuştur.  Proje yerinin İstanbul  Bilgi Üniversitesi,  Santral  Kampüsüne  komşu olması,  bu farklı kullanımları  destekleyebilecek   bir  kullanıcı  profiline  sahip olabilmesini  sağlayacağı öngörülmüştür.

 

 

Önerilen  esnek   konstrüksiyon  sayesinde   elde   edilen   mekanların,   gerçekten   kolaylıkla inşa  edilip edilemeyeceği   veya  kapalı  mekanların  modüler bir  yapıda  olup  olmadıkları  ve  hangi kurallara  göre birleştirildikleri anlaşılamamıştır. Önerilen ağ fikri yeterinde  aktarılamamış,  nasıl şekilleneceği anlaşılamamıştır.

 

 

Proje başarılı bir konsept tasarımıdır ve mimari tasarım bilinçli bir şekilde tanımsız bırakılmıştır. 1960’larda ortaya  çıkan  fütüristik  “occupy space”  benzeri  yaklaşımı  izlenmesine   rağmen, böyle  bir  projeyi  talep edebilecek kullanıcı profili tartışmalıdır. Alternatif olarak tarifleyebileceğimiz böyle bir projenin tasarımında sadece konsept değil, aynı zamanda tüm sistemin nasıl çalışacağına dair tüm detayların tanımlamış olması ve kendi kendine  işletmesini sağlayabilecek bir mimarinin  ortaya konulması gerekliliği tartışılmıştır. Bu projenin  üniversite  öğrencileri  tarafından  kullanılacağı  öngörülürse böyle  bir sistemin  işleyebileceği kanısına varılmıştır.

 

 

Sunumda  kullanılan dil başarılı bulunmuştur,  ancak tasarımın anlatımında  eksikler mevcuttur. Projenin yeri, kimler tarafından kullanılacağı tam olarak tariflenmemiş ve tüm yorum jüriye bırakılmıştır.

 

 

Proje bu değerlendirmeler ışığında ikiye karşı üç oyla İKİNCİLİK ÖDÜLÜNE değer görülmüştür.

 

 

 

3. ÖDÜL 139 | Jüri Görüşü

Kamusal alanın  su ve topografyayla  bütünleşmesine  verilmiş nitelikli bir mimari yanıt olarak değerlendirilmiştir. Proje endüstri ve konut alanlarını birleştiren ve çeşitli fonksiyonları içeren bir köprüdür. Tasarım fikri açık bir şekilde  ifade edilmiştir. Tasarımın merkezine ulaştıran yollar arasındaki zıtlık, ilginç ve farklı deneyimler  sunmaktadır.  Aslında yol ve sirkülasyon tasarımın kendisidir. Sirkülasyonun aslında binayı tanımlayan   bir  öğeye dönüşmesi  başarılı  bulunmuştur.   Ancak  binanın   giriş  ve  çıkış  bölümlerinin tasarımında  ve ifadesinde,  suyun içinde kalan bölümlerde  izlenen yaklaşımın izlenmemesi  ve farklı bir şekilde ele alınmış olması eleştirilmiştir. Yalın tutulan sunumlarda ise tasarımın bazı noktalarındaki detay eksikliği eleştirilmiştir.

 

 

Proje bu değerlendirmeler ışığında oybirliği ile ÜÇÜNCÜLÜK ÖDÜLÜNE değer görülmüştür.


 

Serra Özel Ödülü 9 | Jüri Görüşü

Projenin hem yerli halk, hem de turist için kentsel  dokuyu gözlemlemek  için farklı bir yaklaşım sunması başarılı bulunmuştur.  Bu yörenin en temel karakteristiği olan suya yaklaşımında bir akvaryum önermesi olumlu karşılanmıştır. Tasarım fikrini aktarma ve sunma  biçimi çok başarılı bulunmuştur.

 

 

Projenin  konsept  aşamasında  kalarak, sonuna kadar  götürülememiş   olması;  fonksiyona dair  önerilen mekansal çözümlerdeki zorlamalar; önerilen ulaşım yolların yürünmesinin zorluğu eleştirilmiştir. Müzenin tamamıyla su altına alınmış  olması salt bir konsept  fikir olarak kalmış ve ekolojik etkileri değerlendirilmemiştir.

 

 

Proje bu değerlendirmeler ışığında oybirliği ile SERRA ÖZEL ÖDÜLÜNE değer görülmüştür.

 

 

 

Mansiyon Ödülü 75 | Jüri Görüşü

Tasarım esneklik ve yeşil bina fikrinin buluştuğu  kompakt bir bina çözümü önermektedir.  Eskişehir yolu gibi bir hız yolunun üzerinde yer almasından kaynaklı, kapalı bir sistem önererek kendi içinde, kendi doğasını yaratmaktadır. Bu anlamda arada kalan bir mekanın potansiyelini ortaya koymakta ve kendi özel-iç alanını yaratmaktadır.

 

 

“Yaşayan bir çevrede  tasarım  laboratuvarı”  projenin  ismiyle  ve önerisiyle  bütünleşen bir mimari  dil ile yorumlanmıştır.   Birçok farklı  fonksiyonu  barındıran   tasarım   kompakt bir form  içerisinde,  tekrarlayan strüktürlerden oluşturması, bir nevi seri üretime  atıf olarak görülmektedir.  Teknik bir bina  diline  paralel olarak  tasarlanmıştır.   Ancak  strüktürün   projenin   kendisini   oluşturduğu göz  önünde tutulduğunda, strüktürün detaylandırılmamış olması eleştirilmiştir. Tasarım önerdiği  çift cidar, kendi enerjisini  üretmeye yönelik önerileri ile kendi kendine yetebilen bir binadır.

 

 

Proje bu değerlendirmeler ışığında oybirliği ile MANSİYON ÖDÜLÜNE değer görülmüştür.

 

 

 

Mansiyon Ödülü 149 | Jüri Görüşü

Tasarımın, bir üretim mekanı olmasını kabullenmesi ve bunu bir mimari dile dönüştürmüş olması övgüye değer bulunmuştur. Tasarımın fonksiyonu ile tutarlı bir şekilde  ele alınmış ve mimari dilde  abartılara, eklemelere  gerek duymadan  yalın bir dil oluşturmuş  olması olumlu bulunmuştur.  Çok basit bir fikirin iy işlendiği düşünülmüştür.

 

 

Şeffaf bacalar hem tüm mekanları birbirine bağlar, hem de tüm binayı aydınlatmaktadır.  Bu metafor aynı zamanda  binanın  çevresi için bir simgeye dönüşmesi  ve bulunduğu  alan için dönüştürücü  bir etkisinin olabileceği düşünülmektedir.

 

 

Fakat sunumlarda  kullanılan  görseller  başarılı bulunmamıştır.  Atrium alanına  dair bu kadar detaylı bilgi verilirken, bacaların  bulunduğu   noktalar  detaylandırılmamıştır.  Bina modelinin  detaylarında  tutarsızlık dikkat  çekicidir.  Baca fikri bu kadar önemliyken, neredeyse  üretimine  dair malzeme, detay veya strüktür bilgisi verilmemiştir.

 

 

Proje bu değerlendirmeler ışığında oybirliği ile MANSİYON ÖDÜLÜNE değer görülmüştür.


 

Mansiyon Ödülü 152 | Jüri Görüşü

Proje çevresindeki  alanın  gelişimi  için önerilen  bir konsept  tasarımdır.  Tasarım fikrinin sunumu,  bakanın hayal gücünü  canlandırması  açısından  övgüye  değer bulunmuştur.  1960’lardaki  Archi-Gram’ın  kolaj konsept yaklaşımına  benzer  tutumu başarılı  bulunmuştur.   Yerleşim planı  tasarımında  alınan  kararlar açıklanmamakta,  okunamamakta   ve  çeşitli zorlamalar  görülmektedir.  Mimari bir  dil  oluşturma  çabası görülmemiş,  buna karşın birçok farklı dil göze çarpmaktadır. Bu da bir konsept olabilir, ancak bu kararın bir sonraki tasarım aşamasında bir şekilde bu diller arasında  bir ilişki içinde olması beklenmektedir.

 

 

Sergi alanı olarak çeşitli sorunlar görülmektedir ve sergilenenin gerçekten yeterince kendini gösterebileceği mekanlarının  olup olmadığı belli değildir. Dış mekan  bazı noktalarda abartılı olarak tasarlanmıştır. Diğer yandan iç mekan  tasarımı  hakkında  fikir verilmemiş,  konut  alanları  yeterli  detaylandırılmamıştır.   Bu alandaki konut alanın varlığı da tüm fonksiyonlar ile ters düşmektedir.

 

 

Proje bu değerlendirmeler ışığında oybirliği ile MANSİYON ÖDÜLÜNE değer görülmüştür.

 

 

 

Sürdürülebilirlik Özel Ödülü 47 | Jüri Görüşü

Yeşil veya ekolojik bina tasarımı kriterleri göz önüne alındığından, bu tasarımın yeşil, sürdürülebilir  bina olduğundan söz  edemeyiz,   ancak  İstanbul  gibi  bir  yerde  kent  içindeki  gıdayı  tarımı  sürdürülebilir, tekrarlanabilir yapabilecek bir tasarım olması çok değerlidir. Kentin belli yerlerindeki uygun alanların düşey olarak kentsel bir bahçe, kentsel tarım şeklinde organize edilmesini anlatan onu öneren ve bunu önerirken de bir takım kanunlar ve ihtiyaçlar çerçevesinde bir proje sunan, bir arka planı olan bir projedir. Toplum- tarım ilişkisi, tarımın giderek belli yerlerde kimyasallar ve zehirlerden dolayı toprağın kirlenmesi, hijyenik gıdaya erişim arazilerin azalması, geleceğin tarımı, geleceğin üretimi ile ilgili bir problemlerin  var olduğu dünyamıza  bir çözüm  önerisi  getirmektedir.   Tekrarlanabilir  olması,   kentliler   için  bu  tür projelerin günümüzde tüm dünyada yaygınlaşması önemli bulunduğu  için bu projeyi sürdürülebilirlik özel ödülüne değer bulunmuştur.

 

 

Tekrarlanabilir  olması   ve  kent   içinde  tarım   fabrikalarının  tarım binaların olacağı  bir  proje olarak görülmüştür. Özellikle kule ile podyum,  açık alanlarla ile ilişkili kararlar eleştirilmiştir.

 

 

Proje bu değerlendirmeler ışığında bire karşı dört oy ile SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÖDÜLÜNE değer görülmüştür.

 

Jüri raporunun tüm projelerle ilgili görüşler de ilave olmak üzere hazırlanması devam etmektedir. İlave edilecektir. Bilgilerinize sunarız.